yükleniyor…

Ocak 25, 2023

Dijitalleşen Dünyada Var Olmak: Bir Seçim mi, Bir Mecburiyet mi? | Odak Modu No.3

İzlemek ya da dinlemek için tıklayın.

“Olmak ya da olmamak… İşte bütün mesele bu” Shakespeare, bu efsaneleşen cümleyi hamlete söyletirken bugünün dijitalleşen dünyasından bir hayli uzaktı fakat bugün, bu dijitalleşen dünyada hala geçerli bir mesele bu? Dijitalde olmak ya da olmamak…

İnternette dijitalde var olmak üzerine şöyle bir bakındım geçen gün. Hep dijitalde var olmayı, önemini, bunun nasıl olacağını, nasıl yapılacağını falan konuşuluyor. Fakat genel olarak hep dijitalde var olmak önemli olsa da bir seçimmiş gibi bir ton var. Gerçekten öyle mi? Bu bir seçim mi yoksa bir mecburiyet mi artık bunu irdelemek istiyorum.

Bunu irdelemekte fayda var çünkü dijitalde var olmayı bir zorundalık olarak dile getirince kulağa itici bir şeymiş gibi geliyor. Bir seçim olarak görmeyi tercih edersek de bu sefer çok önemsenmeyen bir şeye dönüşebiliyor.

Peki dijitalde var olmayı tam olarak nerede konumlandıracağız.

Meseleyi bu konunun dışında ele alacak olursak, aslında insan hayatında mecburiyet olarak tanımlanabilecek çok az şey var. Bugün mecburen yapıtığımızı söylediğimiz birçok şey bile esasen bizim seçimlerimizden ibaret. Aslında onu yapmama onu seçmeme hakkımız olmasına rağmen belki bize getirileri cezbettiği için ya da bedellerinden çekindiğimiz için mecburen yapmak zorundaymış gibi eylemlerde bulunsak da aslında onu seçiyoruz.

Seçemedeğimiz gerçekten mecbur olduğumuz çok az şey var hayatta.

Dolayısıyla bu pencereden bakınca dijitalde var olmak bir mecburiyet değil. Gerçekten bir tercih meselesi gibi de olabilir. Ama yine de dediğim gibi bu konuyu biraz irdeleyelim.

Şimdi dijitalde var olmak durumunu bir kenara bırakalım önce bunun sebebine ulaşalım. Bu bir ihtiyaçsa neden, bir ihtiyaç değilse, bugün neden bunu konuşmak durumnda kalıyoruz? Biraz buraya bakmak iyi olabilir.

Ki bunu sorgulamak da aslında çok zor değil. Kendimize birkaç soru sorarak bu konudaki durduğumuz yeri keşfetmemiz mümkün olabilir.

Mesela ilk olarak bir uzmanlık alanı olan, profesyonel olarak kendimize şunu sorabiliriz?

“Şu anda yaptığımız bu işi neden yapıyoruz?”

Aynı sorudan çok farklı cevaplara ulaşmamız mümkün. Evet büyük çoğunluğu tabi ki bunu para kazanmak için, inşaa ettiğimiz standartları koruyarak hayatı idame ettirmek için yaptığımızı söyleyebiliriz. Bazıları belki yaptığı işi keyif aldığı için yapıyor olacak. Belki bir diğeri insanlara fayda sağlamayı değerli bulduğu için bu işi yapmayı değerli bulduğunu anlatacak… Ve bu örnekler çok daha artacaktır muhtemelen.

Aslında burada gelen cevapların çeşitliliği çok önemli değil. Çünkü “şu anda yaptığımız bu işi neden yapıyoruz” sorusundan sonra kendimize soracağımız ikinci soruyu değiştirmeyecek gelen farklı cevaplar.

Bir sonraki soru şu: “Sebebi ve motivasyonu her ne olursa olsun, bu yaptığımız işi kimin için yapıyoruz?”

İşte bu soru önemli. Çünkü ne yaparsak yapalım ve bu yaptığımız işi neden yapıyor olursak olalım, çok yüksek ihtimalle bu işi birileri için yapyoruz. Bir hedef kitlemiz, bu işle dokunmaya çalıştığımız birileri var.

Biz üzerine detaylı olarak çalışmamış bile olsak, gerçek şu ki yapmakta olduğumuz işin bir alıcısı da olmalı. Peki onlar neredeler?

İşte dijitalde var olmak ya da olmamak ihtiyacının temeli ilk olarak bu soruda yatıyor. En nihayetinde bir işle bir hedef kitleye ulaşmaya çalışıyorsak, o hedef kitlenin yapmış olduğumuz bu işi satın almasını istiyorsak,  o hedeflediğimiz kitleye aynı alanda bulunmak, onların karşısına çıkmak önemli.

Ve o hedeflediğim kitle bugün dijitaldeyse dijitalde olmak benim için de önemli bir hale geliyor ki burada da bitmiyor. Bir soru daha var. Bizim o hedeflediğimiz, aynı kitleye ulaşmaya çalışan, onlara dokunmaya çalışan ve bizimle benzer şeyleri yapanlar yani rakiplerimiz, onlar neredeler…

Hem hedef kitlemizin dijitalde olduğu hem de rakiplerimizin dijital kanallarda hedef kitlemizin karşısında yer aldığı bir senaryoda dijitalde var olmak bir seçim olmaktan çıkıyor sanki. Ve bir mecburiyetten de öte bir ihtiyaca dönüşüyor.

Dolayısıyla böyle bir senaryo karşısında mesela, hem hedef kitlemizin hem rakiplerimizin dijitalde olduğu bu senaryoda, dijitalleşmek alakalı bir direncim varsa, dijitalde olmak ya da olmamak sorusundan da önce belki de kendime “bu işi yapmaya devam etmek istiyor muyum?” diye sormam daha doğru olabilir.

Çünkü böyle bir durumda dijitalde var olmayı değil var olmak için dijitalleşmeyi konuşmak durumunda kalıyoruz hiç şüphesiz ve bir zorunluluktan de öte, bir ihtiyaç halini alıyor.

Posted in Uncategorized
Write a comment